Blog

HERKESİN BAŞINA GELEBİLECEK BİR DURUM: SİBER ZORBALIK

Cyberbullying,-,Social,Media,Harassment,Concept.,Young,Asian,Preteen,,Teenager

HERKESİN BAŞINA GELEBİLECEK BİR DURUM: SİBER ZORBALIK

Ceyda Sinağ
PhD Candidate Bogazici University Department of Management

Siber zorbalık, gerçek hayatta karşılaşılabilecek zorbalığın çevrimiçi dünyaya uyarlanmış bir türü olarak gözükse de, detaylarına indiğimizde çevrim dışı zorbalığa benzerlikleri olduğu gibi önemli farklılıkları olduğunu da görüyoruz. Siber zorbalığa herkes maruz kalabilir, belki de çok yakınınızda bu durumu yaşamış kişiler olabilir. Hatta belki bir gün yardım isteyecek kişi siz olabilir, ya da yardım için başvurulacak kişi olabilirsiniz. Bu yüzden bu kadar hayatımızın içinde olan bu durum hakkında bilgili ve bilinçli olmak son derece önemli.

Bu yazıda siber zorbalığın tanımından çeşitlerine, kişilerde bıraktığı hasarlardan, mağdur olunan durumlarda neler yapılabileceğine dair farklı detaylara gireceğiz.

Unicef, siber zorbalığı ‘dijital teknolojiler kullanılarak gerçekleştirilen, hedef seçilen kişileri korkutmaya, kızdırmaya ya da utandırmaya yönelik olarak tekrarlanan bir davranış’ olarak tanımlamaktadır(1). Literatürde de siber zorbalık; ‘bir grup ya da kişi tarafından, sürekli ya da bir süre boyunca, kendini kolayca savunamayan bir kişiye kasıtlı yapılan agresif bir hareket ya da davranış’ olarak açıklanmaktadır(2)

Burada hareketin tekrarlanması çok net değil, nitekim zorbalığı yapan kişi bir kere bile bunu yapmış olsa çevrimiçi ortamda teknoloji sayesinde bu hareket diğerlerinin katılımı ile çığ gibi büyüyebiliyor. Dolayısıyla zorbalık yapan kişi daha sonraki adımlarda dahil olmamışsa bu yine de zorbalığa girer mi sorusu daha önceki araştırmalarda sorulmuş(3). Buradan anlaşıldığı gibi çevrimiçi ortamda siber zorbalığı tanımlamak oldukça güç; bunu doğrudan zorbalığın çevrim içi türü olarak düşünemiyoruz. Siber zorbalığı bildiğimiz zorbalıktan ayıran bunun gibi başka detaylar da mevcut; güç dengesizliği gibi. Geleneksel zorbalıkta güç dengesizliği fiziksel ve psikolojik zayıflığı temsil ederken çevrimiçi ortamda bu güç dengesizliği teknik beceri ve gizliliği de kapsıyor. Çevrimiçi ortamda kimlik gizlenmesi mümkün olduğu için genelde mağdur kişi ona zorbalık yapan kişinin kim olduğunu bilemiyor, bu da bir güç dengesizliği göstergesi oluyor(3).

Sadece siber zorbalığın tanımlanmasında değil ölçümlenmesinde de çeşitli sıkıntılar mevcut. Bunun neticesinde de, bu konudaki araştırmaların sonuçları birbiriyle tutarsızlık gösteriyor ve siber zorbalığın yaygınlığı, zaman içerisindeki gelişimi ve etkileri konusunda abartılı iddialar yer alabiliyor. Örneğin araştırmalarda siber zorbalığın yaygınlığı %3-4 ile %50 ya da daha fazlası arasında değişiyor. Bu tutarsız sonuçların nedenlerinden bazıları farklı referans noktaları ya da hatırlama sürelerinin veya farklı eşik değerlerinin kullanılması(4).

Her ne kadar sonuçlar farklılık gösterse de siber zorbalığın varlığı ve kişiler üzerindeki etkileri tartışılmaz. Siber zorbalığın varlığı, çeşitliliklerini de gündeme getiriyor. Bazı araştırmalar siber zorbalığı kullanılan medyaya göre (internet ya da mobil) ayırırken, diğerleri içeriğine göre değerlendiriyor: çevrim için taciz, tehdit, gizlice izleme, alay etme ve dedikodu yayma gibi. Önemli bir nokta da, siber zorbalığın en çok ergenlik dönemindeki kişilerde görüldüğü. Öğrencilerle yapılan görüşmelerde zorbalığın yüz yüze başlayıp çevrimiçi ortamda devam ettiği ya da tam tersi olduğu da görülüyor(3).

Siber zorbalık, mağdur olan kişide ruhsal (kızgınlık, mahcubiyet, aptal yerine konma hissi), duygusal (utanç hissi ya da sevilen şeylere karşı ilgi kaybı) ve fiziksel (yorgunluk ya da karın ağrısı ve baş ağrısı) hasarlara yol açıyor(1). Ayrıca öz güveni kaybetme ve içe kapanma da mağdurların karşılaştıkları diğer sorunlar(2) arasında gösterilmektedir.

Siber zorbalıkla başa çıkma yöntemlerinin neler olduğu konusunda da araştırmalar mevcut. Çocuklar ve gençler üzerinde yapılan çalışmalarda mağdurların genelde pasif korunma yöntemleri seçtiği görülmekte. Örneğin kişiyi engelleme, mesajları görmezden gelme ve kişisel bilgileri koruma gibi. Eğer çocuklar ve gençler yaşadıkları zorbalığı birilerine anlatacaklarsa bunun genelde arkadaşları olduğu(2), daha sonra ebeveyn, en son da öğretmenleri olduğu görülüyor(3). Unicef, siber zorbalığa maruz kalan çocukların ilk olarak anne babaları ya da aileleri içerisinde yakın birileri veya güvendikleri başka bir yetişkinden yardım istemeleri gerektiğini belirtiyor. Okulda ise bir danışmana ya da sevdikleri bir öğretmenlerine başvurabileceklerine değiniyor. Tanıdık kişiden çekiniliyorsa bir profesyonelden yardım alınabileceğini de belirten Unicef’in Türkiye için önerdiği yardım hatları şu şekilde: https://www.guvenliweb.org.tr/, https://www.guvenlicocuk.org.tr/, https://www.siberay.com/siber-zorbalik (1).

Başta ergenlik dönemindeki gençlerin sıklıkla karşılaştığı siber zorbalık her yaşta kişinin başına gelebilecek bir olay. Özellikle çocukların teknik becerilerinin kısıtlı olması ile güç dengesizliğinin arttığı çevrimiçi ortamda çocukları korumak ise son derece büyük önem taşıyor.

Referanslar:

  1. https://www.unicef.org/turkey/siber-zorbalık-nedir-ve-nasıl-önlenir
  2. Hamm, M. P., Newton, A. S., Chisholm, A., Shulhan, J., Milne, A., Sundar, P. & Hartling, L. (2015). Prevalence and effect of cyberbullying on children and young people: A scoping review of social media studies. JAMA pediatrics, 169(8), 770-777.
  3. Slonje, R., Smith, P. K., & Frisén, A. (2013). The nature of cyberbullying, and strategies for prevention. Computers in human behavior, 29(1), 26-32.

    4. Olweus, D., & Limber, S. P. (2018). Some problems with cyberbullying research. Current opinion in psychology, 19, 139-143.

Leave your thought here

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir